Terketme.com Ayrılık ve aşk yazıları

Ruhun daima kalbimin merkezinde olacak …

Birçok şeye katlandım bu hayatta, yokluğun dışında. Mevsimleri kıskandıracak kokunu alıp gittiğinden beri kilometrelerce diyarlara, yağmursuz kaldım. Islanmayı sevmeyen bir adamdım ben, teninin dışında bütün ıslaklıklardan korkan bir çocuktum! Bana yağmuru sevdirdin, bana toprağın kokusu gibi kutsal kokunu getirdin. Ve ben artık kaçtığım yağmurlarda, seninle ıslanabilme hayalini kuruyorum. Kilometrelerce, nefessiz bir şekilde dışarıda koşmak değil illa ıslanmak, buğulanan camımıza düşen yağmur taneleri içimizdeki aşkı yeşillendiriyor zaten her defasında.

İnsan birçok korkuyla yaşıyor sevgilim, yağmurun ardından çakan şimşekler gibi örneğin ama bunlar çok küçük korkular, en azından benim adıma öyle! Teninin her bir metrekaresinde gezen parmaklarıma hiçbir yağmur baharı getiremiyor mesela, sürekli hüzün döküyor gönlümün yaprakları!

Sesimin tellerine dahi şifasın sen, sessizliğime de! Avaz avaz bağırıyorum, zırhım yok ama korkusuz bir savaşçı gibi bütün kabilelere meydan okuyarak bağırıyorum her daim, SEN diye! Hiç kimse yıkamaz beni SEN dışında, yenilgim sanadır sadece!

Bu hayatta en büyük galibiyetim de sensin! Savaşacağım, sadece kilometreleri ve insanları yenmekle kalmayıp, dudaklarına temas eden o kahvenin kokusunu da sileceğim. Bekle beni, yavrusunu bekleyen bir anne gibi!

Bekle beni, çünkü hayatıma girdin gireli inandığım tek gerçeksin. Her şeysin, her şeyim. Saçma sapan bir iddiaya bile tutuştuğu zaman bile kaybetmek istemezken bir insan, nefesiyle yaşamak istediğini birini kaybetmek ister mi? Yahut unutabilir mi? …

Bu en büyük felaketlerden biridir. Bu binlerce metre yükseklikten baş aşağı atlamaktır yalnızlığa, ölmeyeceğini bile bile. Yalnızlıkla ölünmüyor. Burun deliklerinden teki tıkalı da, zor bela nefes alıyormuşsun gibi bir şey. Öyle işte, ama yaşıyorsun. Biriktirdiğin tüm acılara rağmen. İnsanların seni kimsesizleştirmesine rağmen ayakta kalıyorsun. Ya da ayaktasın gibi görünüyorsun, hâlbuki yoksun. Cansızsın, tıpkı toprağın üzerinde duran bir taş kadar.

Anlattığım yaşanmışlıklardan da öteydi yalnızlığım, sadeliğim ve kimsesizliğim. Bir kitap gibiydim adeta, sadece süslü kelimeleri alınan bir kitap. Sonrası daha kötü, saklanmadım. Tozlu bir rafa razıydım inan! Kötüsü oldu, bir kenara da değil! Koca bir yalnızlığa atıldım.

“Anlıyorum” dediğini duyar gibiyim. Biliyorum, çünkü ömrümün merkezine sahip olduğundan beri beni anlayan bir tek sensin.

Her neyse, böyle bir çıkmaz sokağın sonundaydım işte. Boyumu aşan, metrelerce uzun bir sokağın son duvarında. Yenilmiştim, kabul ediyorum. Herkese, her şeye yenilmiştim. “Ne vardı yani bir savaşımda da galip gelseydim?” dediğim anlar oldu elbet! Çaresizlik midir bu? Yoksa kendimi ağlatmak için sebep mi? Bilemedim.

Zaten o sıra birçok şey bilmiyordum. Kimsesizlik dışında! Dedim ya tozlu bir rafa kaldırılacak kadar bile değer kazanmamıştım. Çok kan dökmüştüm oysa!

SEN geldin. Gözlerime işlenmiş yalnızlığı sildin. Şimdiye kadar beni ayakta tutan gözyaşlarımı sildin. Evet, insanı gözyaşları ayakta tutabiliyormuş bir müddetten sonra! Zaten seni başka kim anlar ki? Kim anlayabilir gözyaşlarından akan duyguların derinliğini? …

Kimse bu derinlikte boğulmaya cesaret edemedi zaten!

Parmaklarının gözlerime temas etmesiyle, yüzümü tebessüm kapladı! Onca sevda savaşından geçmiş birinin bu kadar çabuk ayağa kalkması mucizemiydi bilemiyorum. Ama Allah tarafından, acılarıma son vermek için gönderilmiş bir meleksin sen. Farkındayım, çünkü sevilmenin huzuru içerisindeyim şuan!

Birbirimizden sadece kilometrelerce uzağız, ayrı değiliz bak! Sadece kilometrelerce uzak. Senin hasretinle yaşamak, senin için yaşlanmak tarif edilemez bir his! Kuvvetliyim, gücünü yeniden depolayan kalbim avuç içlerine bir ömür borçlu!

Avuç içlerinde buluşan dudaklarımdan göklere yükselen aminlerin kabul olmasıyla birlikte yeniden ayaktayım. Seninleyim, hiç bitmeyecek bu biliyorum. Sana kavuşmak için gün değil, saniye sayıyorum.

Bugün doğum günün. Yokum yanında, ama olsun! Daha nice seneler geçireceğimiz bir ömrümüz var. Nerede olursan ol. Bedenin her nerede olursa olsun, ruhun daima kalbimin merkezinde olacak!

Seviyorum seni

Aşgun …

Ufuk ASMAN – 25/09/2018

Bir Yorum Yazın